Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) Mezitli Amfitiyatro’da düzenlediği etkinlik, basına “yoğun ilgi” olarak servis edilse de, ortaya çıkan gerçek manzara tam tersini haykırıyor. Gençlerin tamamen dışlandığı, yaş ortalamasının 50-80 aralığında sıkışıp kaldığı etkinlik, kurumun toplumsal gerçeklikten ne kadar koptuğunu bir kez daha kanıtladı.
UTANMIYORLAR Gerçekleri görmemek, söylememek ve görmezden gelmeyi alışkanlık haline getiren bir düzende, Mezitli’den yükselen bu tablo aslında bir "yıkılışın" sessiz çığlığıdır.
ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt’un katılımıyla gerçekleşen etkinlik, yerel basına "başarılı" ve "yoğun katılımlı" ifadeleriyle servis edildi.
Ancak objektiflere yansıyan kareler, kurumsal bir manipülasyonun ötesine geçemeyen acı bir gerçeği gözler önüne seriyor. Amfitiyatro basamaklarındaki boşluklar, derneğin toplumsal tabanla bağının koptuğunu adeta haykırıyor.
Dikkat çeken bir diğer husus ise Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in etkinlikte yer almamasıydı. Bir "Atatürkçü" etkinlikte, belediye başkanının dahi bulunmaması, kurumun sadece tabanla değil, aynı zamanda yerel yönetimle olan bağının da ne kadar zayıf veya kopuk olduğunu kanıtlıyor. Başkanın bu etkinliğe mesafeli duruşu, aslında Mezitli siyasetinde bu yapının artık "temsiliyet gücünün" sorgulandığının en somut işaretidir.
Her platformda Atatürkçülük vurgusu yapan bir yerel yöneticinin, ADD gibi bir kurumun etkinliğini boykot edercesine katılmaması, Mezitli siyasetindeki derin çatlağı ortaya koymaktadır.
Eğer Atatürkçülük sadece seçim meydanlarında bir "söylem aracı" olarak kullanılıyorsa, bu durum halkın gözünde ciddi bir samimiyet sorunudur. Başkan Tuncer'in bu katılım eksikliği, ya ADD'nin artık vizyonunu yitirdiğinin bir itirafı ya da siyasi hesapların Atatürkçü değerlerin önüne geçtiğinin bir kanıtıdır.
Fotoğraflardaki katılımcı profili incelendiğinde; 50 yaş altı neredeyse kimsenin bulunmadığı, izleyici kitlesinin 50-80 yaş arasına sıkıştığı görülüyor. Bir düşünce derneğinin en dinamik unsuru olması gereken genç kuşakların, neden bu "nostaljik ve statik" yapının uzağında durduğu ise sorgulanması gereken en büyük sorundur. Gençlerin yokluğunu görmezden gelerek, boş koltuklara "coşku" etiketi yapıştırmak, sadece kendi kendini kandırmaktır.
Toplumun her kesiminde bir "görmezden gelme" hastalığı varken, bizler gerçeklerin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz. Genel Başkan Hüsnü Bozkurt’un, gençliğin sırtını döndüğü bir kürsüden, boş basamaklara hitap ederken hissettiği "başarı" duygusu, kurumun içine düştüğü vizyonsuzluğun bir göstergesidir.
Gerçekleri söylemek yerine "görmezden gelmeyi" tercih eden bu anlayış, Atatürkçü düşünceyi ileriye taşımak yerine, onu sadece fotoğraflarda yaşayan bir anıya dönüştürmektedir.
Artık basına servis edilen "sanal başarı" hikayelerini değil; gençlerin olmadığı, iletişimin bittiği ve sadece "muş gibi yapılan" etkinliklerin gerçek yüzünü konuşma vaktidir. ADD yönetimi, bu boş koltuklardan utanmak ve gençliğin neden kendilerine güvenmediğini sorgulamak zorundadır.
Buradan, Mezitli kamuoyu adına ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt’u ve ilgili yönetimi şiddetle kınıyoruz. Atatürkçü düşünceyi dar bir yaş grubuna hapsettiğiniz, gençleri kürsülerinizden uzaklaştırdığınız ve her şeyden önemlisi, boş salonlara bakıp "yoğun katılım" yalanıyla halkı manipüle etmeye çalıştığınız için bu sorumluluğu üstlenmelisiniz.
Gençliğin uğramadığı, belediye başkanlarının "görmezden geldiği" ve gerçeklerin maskelendiği bir dernek, Atatürk’ün emanetine ancak gölge düşürür.
Gerçekleri söylemek yerine "görmezden gelmeyi" tercih eden bu statükocu anlayış, Atatürkçü düşünceyi ileriye taşımak yerine, onu sadece nostaljik bir anıya dönüştürmektedir.
Mezitli halkı, "Atatürkçülüğü" bir siyasi maske olarak kullananlardan da, bu maskeyi düşüremeyen köhneleşmiş yapılardan da bıkmıştır. Artık "muş gibi yapmayı" bırakın ve neden bu kadar yalnız kaldığınızı sorgulayın!
Yorumlar