MEZİTLİ HABER — SON DAKİKA ÖZETİ CHP'de Ahmet Serkan Tuncer Depremi: MYK Tarafından YDK'ya Sevk Edildi! Mezitli siyasetinde sular durulmuyor. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), aldığı flaş kararla Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'i kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk etti. Parti disiplinini ve tabanın güvenini hiçe sayan hamleleri nedeniyle örgüt içinde uzun süredir tepki çeken Tuncer'in bu kararla birlikte CHP ile bağlarının kopma noktasına geldiği tescillendi. Süreç kesin ihraç istemiyle resmiyet kazanırken, Ahmet Serkan Tuncer’in bu ağır siyasi tokat karşısında takındığı lakayıt tavırlar, Mezitli halkını ve kendisine gece gündüz demeden oy toplayan CHP’lileri çileden çıkardı. Geçmişte sokak ortasında darp edildiğinde bile yüzünde garip bir tebessümle kameralara yansıyan Tuncer, partiden gönderilme eşiğine gelmişken yine aynı pişkin ve umursamaz gülüşü sergiledi. Seçmenin temiz iradesine, helal oylarına ve harcanan emeğe zerre mahcubiyet duymayan, "arsızlık ve yüzsüzlük" sınırlarını zorlayan bu tavır, Mezitli kamuoyunda "Aldığın oyların hakkını veremedin, seçmenden de mi utanmıyorsun?" çığlıklarının yükselmesine neden oldu. Mezitli Haber olarak sürecin ve bu siyasi pişkinliğin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Mezitli siyaset tarihinin belki de en trajikomik, en çelişkili ve seçmenin vicdanını en çok yaralayan günlerinden birine tanıklık ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında, örgütün yıllardır verdiği emeğin ve Mezitli halkının tertemiz oylarının üzerinde yükselerek o koltuğa oturan Ahmet Serkan Tuncer, bugün partiden ihraç edilmek üzere YDK sevk edildi.. Evet, yanlış duymadınız: CHP MYK kararıyla, resmi olarak YDK sevk edildi.
Ancak skandal olan sadece ihraç edilmesi değil; asıl skandal, bu kararın ardından takındığı pes dedirten tavır! İnsan bekliyor ki, arkasındaki binlerce seçmenin iradesine gölge düşürdüğü için bir parça mahcubiyet duysun. İnsan bekliyor ki, "Ben nerede hata yaptım?" diyerek Mezitli halkından özür dilesin. Ama karşımızda bambaşka bir profil var: Kameralara sırıtan, adeta Mezitli’nin iradesiyle dalga geçer gibi gülen, "bana mısın" demeyen bir figür. Bu kadarına da pes! Siyaset sahnesi çok pişkinlik gördü ama Mezitli, kendi oylarıyla büyüttüğü bir ismin bu kadar kısa sürede bu derece duyarsızlaşabileceğine ilk kez şahit oluyor.
Ahmet Serkan Tuncer’in siyasi kariyeri boyunca sergilediği tutarsızlıklar ve son dönemde ayyuka çıkan disiplinsiz davranışları, nihayet tescillendi ve CHP Genel Merkezi tarafından kapının önüne konuldu. Normal şartlar altında, ilkeli bir siyasetçinin bu tür bir ihraç kararı karşısında adeta dünyası yıkılır; çünkü ihraç edilmek, sadece bir partiden atılmak demek değildir. İhraç edilmek; sana inanan, senin için kapı kapı gezen partililerin, sandık başında sana mührü basan seçmenin güvenini boşa çıkarmak, o güvene ihanet etmek demektir.
Peki, Ahmet Serkan Tuncer ne yapıyor? Gülüyor! Evet, bugün ajanslara düşen fotoğraflarda, gelen tepkilere verdiği yapıçıkı yanıtlarda yine aynı pişkin tebessüm var. Bu durum bize geçmişte yaşanan ve hafızalardan silinmeyen o çirkin hadiseyi hatırlatıyor: Hani o meydanlarda, sokak ortasında dayak yediği, siyasi hırsları yüzünden fiziki müdahaleye maruz kaldığı günleri… Hatırlayın, o gün de kameraların karşısına çıktığında yüzünde garip, anlamsız bir gülüş vardı. İnsan sormadan edemiyor: Bir siyasetçi dayak yerken de mi güler, partisinden kovulurken de mi güler?
Bu durum, psikolojide ya da sosyolojide nasıl açıklanır bilinmez ama Mezitli halkının dilindeki karşılığı çok net: Arsızlık ve yüzsüzlük! Hatasını kabul edip erdemli bir duruş sergilemek yerine, her kriz anında arsızca gülümsemeyi bir zırh olarak kullanmaya çalışıyor. Fakat Ahmet Serkan Tuncer şunu unutuyor: O sahte ve yapay gülüşler, Mezitli halkının vicdanındaki derin yarayı ve öfkeyi kapatmaya yetmiyor, aksine o öfkeyi daha da büyütüyor.
Mezitli, yıllardır sosyal demokrat belediyeciliğin, emeğin ve sol kültürün kalesi olmuş bir ilçedir. Bu ilçede CHP’ye gönül veren binlerce insan vardır ki; yazın sıcağında, kışın ayazında ceplerinden para harcayarak, çoluğunun çocuğunun rızkından keserek parti bayrağı sallar. Ahmet Serkan Tuncer o koltuğa kendi kişisel karizmasıyla ya da olağanüstü dehasıyla oturmadı. O koltuk, Mezitli’deki asıl emekçilerin, mahalle mahalle gezen kadın kollarının, broşür dağıtan gençlik kollarının ve "Partimize zeval gelmesin" diyerek sandığa koşan sadık CHP seçmeninin eseriydi.
Seni o koltuğa taşıyan o fedakar CHP’lilerden hiç mi utanmıyorsun?
Sana güvenerek oy veren, senin için komşusuyla kötü olan vatandaşa söyleyecek tek bir sözün yok mu?
İhraç belgen eline tutuşturulmuşken, arkanda bıraktığın bu siyasi enkazı görmezden gelip nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranabiliyorsun?
Aldığın oyların hakkını veremedin Ahmet Serkan Tuncer! Mezitli halkı sana şehre değer katman, dertlerine derman olman, dürüst ve şeffaf bir yönetim sergilemen için yetki verdi. Siyaset sahnesinde şov yapman, parti disiplinini ayaklar altına alman ve en nihayetinde partinden kovulup Mezitli’yi tüm Mersin’e mahcup etmen için vermedi bu oyları. Bugün gelinen noktada, CHP seçmeninin hakkı sana helal değildir. Seçmen, sandıkta verdiği o helal oyların, bugün bir ihraç kağıdıyla son bulmasının hayal kırıklığını ve kızgınlığını yaşıyor.
Ahmet Serkan Tuncer’in bu lakayıt tavırları, aslında Mezitli halkının iradesini ne kadar hafife aldığının en açık kanıtıdır. Kendisini vazgeçilmez sanan, "Ben ne yaparsam yapayım halk arkamdan gelir" yanılgısına düşen bu kibirli zihniyet, bugün Türk siyasetinin en büyük hastalığıdır. Partisinden ihraç edilmiş bir figür olarak, artık Mezitli’de hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Çünkü o koltuk şahısların tapulu malı değil, onu oraya koyan halkın emanetidir. Emanete hıyanet edenlerin, partisinden dışlananların yeri, halkın gönlü olamaz.
Bir siyasetçide bulunması gereken en temel vasıf "hicap duymaktır", yani utanma duygusudur. Hata yaptığında yüzü kızarmayan, doğup büyüdüğü, ekmeğini yediği şehrin insanlarına karşı sorumluluk hissetmeyen birinin Mezitli’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Dayak yerken gülen, ihraç edilirken sırıtan bir profil, Mezitli’nin vizyonunu, kültürünü ve ciddiyetini temsil edemez. Mezitli; aydınlık, entelektüel ve ne istediğini bilen insanların kentidir; böylesi bir arsızlığı bünyesinde barındırmaz, sindirmez.
Bizler mezitli-haber" class="etiket-link">Mezitli Haber olarak, bu kentin hakkını, hukukunu ve temiz insanlarının iradesini hiç kimsenin kişisel hırslarına ve pişkinliklerine kurban ettirmeyeceğiz. Ahmet Serkan Tuncer’in bugünkü ihraç kararı ve sonrasındaki o hadsiz, umursamaz gülüşleri, hafızalarımıza kazınmıştır. Bu konuyu unutturmayacağız! Aldığı oyların hakkını veremeyen, seçmenini hayal kırıklığına uğratan ve buna rağmen yüzü kızarmadan ortalıkta gezenlerin ipliğini pazara çıkarmak bizim gazetecilik görevimizdir.
Mezitli halkına çağrımızdır: Sizin oylarınızla, sizin emeğinizle bir yerlere gelip, sonra size sırtını dönen ve partilerinden kovulan bu zihniyete karşı sesinizi yükseltin. Siyaset, ciddiyet işidir; siyaset, ahlak işidir. Arsızlıkla, yüzsüzlükle ve sahte gülüşlerle günü kurtarmaya çalışanlar, tarih sayfalarında birer ibret vesikası olarak kalacaklardır.
Ahmet Serkan Tuncer için yolun sonu görünmüştür. CHP’den ihraç edilen bu ismin bundan sonra hangi siyasi limana sığınmaya çalışacağını, o sahte gülüşünün arkasında hangi pazarlıkların döneceğini yakından takip edeceğiz. Mezitli temizdir, Mezitli ilkelidir ve Mezitli, kendisine yapılan bu saygısızlığı asla unutmayacaktır!
Gülmeye devam et Tuncer; ama unutma, son gülen hep Mezitli halkı olacak!
Yorumlar