Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi, Ankara kulislerini ve Meclis’i sallayan devasa bir ihraç operasyonuna imza attı. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen aralarında Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Veli Ağbaba ve Özgür Karabat’ın da bulunduğu 9 ağır top milletvekiline ihraç kararları resmen tebliğ edildi. Kararın hemen ardından TBMM resmi internet sitesinde de yıldırım hızıyla değişikliğe gidilerek Başarır ve Günaydın’ın "Grup Başkanvekilliği" unvanları tek kalemde düşürüldü ve sistemden silindi. Kendilerine verilen unvanların ve milyonlarca seçmenin emanet ettiği helal oyların hakkını veremeyerek partiden kapı dışı edilen isimlerin, bu tarihi tasfiye dalgası karşısında takındıkları lakayıt ve umursamaz tavırlar ise kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı. Ali Mahir Başarır’ın sosyal medyadan gülücük emojileriyle "Bana özel darbe:)" şeklinde paylaşımlar yapması ve görevden alınan isimlerin kameralara sırıtan, adeta "arsızlık ve yüzsüzlük" sınırlarını zorlayan pişkin gülüşleri, gece gündüz parti için çalışan örgüt emekçilerini ve seçmenleri çileden çıkardı. Mezitli Haber olarak, milletin iradesini hiçe sayıp koltukları elinden alınırken bile sırıtmaya devam eden bu ciddiyetsiz zihniyetin ve Ankara’daki tarihi depremin sonuna kadar takipçisi olacağız.
MEZİTLİ HABER — ANKARA ÖZEL ANALİZ
ANKARA ALEV ALEV: CHP’DE DEVRİM GİBİ TASFİYE! MAHİR BAŞARIR VE GÖKHAN GÜNAYDIN’IN BİLETİ RESMEN KESİLDİ!
Siyaset dünyası, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nden gelen son dakika haberiyle adeta yerinden oynadı. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından alınan tedbirli kesin ihraç kararı ve Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilme hamlesinin ardından, TBMM’de de beklenen resmi süreç işletildi. Partinin Meclis’teki en güçlü sesleri, en göz önünde olan figürleri olan Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın grup başkanvekillikleri resmen düşürüldü! TBMM’nin resmi internet sitesine girildiğinde, iki ismin de unvanlarının tek kalemde silindiği görüldü. Karar sadece onlarla da sınırlı kalmadı; aralarında Veli Ağbaba, Özgür Karabat ve Burhanettin Bulut’un da bulunduğu 9 ağır top milletvekilinin partideki tüm görevlerine son verildi ve ihraç dosyaları önlerine konuldu.
Peki, Ankara siyasetini sarsan bu tarihi tasfiye dalgası karşısında, ihraç talebiyle kapının önüne konulan bu isimler nasıl bir tavır sergiledi? İşte burası, tam bir siyasi akıl tutulması ve tam anlamıyla bir vizyonsuzluk örneği. Kendisi de Mersin Milletvekili olan Ali Mahir Başarır ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, bu ağır siyasi ve hukuki tokat karşısında adeta halkın iradesiyle, partinin disipliniyle dalga geçer gibi bir tavır takındılar. Kendilerine tebliğ edilen ihraç ve görevden alma kararlarının ardından sosyal medyada paylaşımlar yaparak, kameralar karşısına geçerek sırıtmaya, pişkin pişkin gülmeye devam ettiler.
Ali Mahir Başarır’ın "Arkadaşlarıma darbe, bana özel darbe! İtiraz hakkı bile vermemişler:)" diyerek kararın arkasına gülücük emojisi koyması, Gökhan Günaydın’ın ise kararı hukuka aykırı bulduğunu söylerken yüzündeki o umursamaz, mahrur tebessümü... İnsan sormadan edemiyor:
Koskoca bir partinin Meclis’teki iradesini temsil eden, milyonlarca seçmenin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan isimler, grup başkanvekillikleri ellerinden sökülüp alınırken, partilerinden kapı dışı edilirken nasıl bu kadar arsızca ve yüzsüzce gülebilir?
Bu durum geçmişte yaşanan bazı trajikomik hadiseleri akıllara getiriyor; hani siyaset arenasında her darbe yediklerinde, her köşeye sıkıştıklarında sanki büyük bir zafer kazanmış gibi kameralara sırıtan o bildik, ciddiyetsiz profilleri… İşte bugün de karşımızda aynı tablo var: Partinin temeline dinamit koymuşlar, kendi siyasi kariyerlerini yerle yeksan etmişler ama yüzlerindeki o yapay, o kibirli maske aşağı inmiyor.
Bu isimler o koltuklara gökten zembille inmedi. Ali Mahir Başarır başta olmak üzere, ihraç edilen bu 9 milletvekili; yazın sıcağında, kışın ayazında ceplerinden para harcayarak sokak sokak, köy köy gezen parti emekçilerinin, "Altı ok yere düşmesin" diye sandığa koşan temiz CHP seçmeninin oylarıyla o Meclis sıralarına oturdular, o şatafatlı unvanları aldılar.
Partinin en üst kurulları tarafından disiplinsizlik ve parti hukukuna aykırılık gerekçesiyle dışlanırken, size oylarıyla o unvanları veren seçmenden hiç mi utanmıyorsunuz?
Grup başkanvekillikleriniz elinizden alınmış, Meclis’teki resmiyetiniz sıfırlanmışken, arkanızda bıraktığınız bu enkazı görmezden gelip nasıl "bana mısın" demiyorsunuz?
Aldığınız oyların, o şerefli unvanların hakkını veremediniz! Seçmenin helal oyları bugün bir ihraç ve unvan düşürülme kağıdıyla tescillenirken, bu lakayıtlık kime, neye hizmet ediyor?
Bir siyasetçinin en büyük sermayesi, halkın karşısına çıktığında yüzünün kızarabilmesidir; yani hicap duyabilmesidir. Hatasını kabul edip erdemli bir duruş sergilemek yerine, her kriz anında arsızca gülümsemeyi, "bize bir şey olmaz" kibrini kalkan yapmaya çalışanlar, Türk siyasetinin en büyük yarasıdır. Ancak Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın ve beraberindeki o 9 isim şunu çok iyi bilmelidir: O sahte ve yapay gülüşler, partililerin vicdanındaki derin kırgınlığı ve öfkeyi kapatmaya yetmiyor. Aksine, örgütün ve tabanın bu isimlere olan inancını tamamen bitiriyor.
Bizler mezitli-haber" class="etiket-link">Mezitli Haber olarak, halkın temiz iradesini, seçmenin helal oyunu hiçe sayıp kendi hırsları uğruna partilerini kaosa sürükleyenlerin ve buna rağmen yüzü kızarmadan ortalıkta caka satanların her zaman karşısında olacağız. Ankara’daki bu büyük depremin, bu tarihi tasfiyenin ve unvanları ellerinden alınanların o sahte gülüşlerinin arkasında yatan gerçeklerin sonuna kadar takipçisiyiz!
İstediğiniz kadar gülün; tarih, oylarının hakkını veremeyip ciddiyetsizlikle partiden tasfiye edilenleri asla affetmeyecektir!
Yorumlar